Boyabat Haber
Duyulmayanları Duyun
Ana Sayfa   |  Haberler   |  reklamlar   |  Aşkın Ayrancıoğlu   |  Ahmet Küçükbaş   |  İsmet Sezer   |  Doğan Özdemir   |  Celal Çatal   |  Nezih Yıldırım   |  Ayşe Şahin   |  Nurullah Aydın   |  Semih Türkoğlu   |  Muhsin Küçük   |  İsa Kahraman   |  Tevfik Dündar   |  Mehmet Tatas   |  Hasan Muslu   |  Mustafa Gezen   |  Yunus Emre Karslıoğlu   |  İlyas Demir Bilgili   |  Serbest Kürsü   |  Düşünenlerin Düşüncesi   |  Misafir Kalemler   |  Zerrin Dağcı   |  Hasan Ün   |  Gezi Yazıları   |  Araştırma İnceleme   |  Sürekli Sergi   |  Bölge Tarihi   |  Bölge Kitaplığı



Boyabat, boyabathaber, Boyabat Haber, 0104_celalcatal.jpgDört direkten biri hemşerimiz

Toplumu ayakta tutan dinamikler yani nasıl binayı ayakta tutan direkler varsa; toplumu ayakta tutan direkler de vardır. Bunlar yurdumuzda dört tanedir. Bu direkler velilerdir. Anadolu’yu manevi yönden ayakta tutan bu dört direk: Şeyh Şaban-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli, Hz.Mevlana Celaleddin-i Rum-i ve Hacı Bektaşi Veli Hazretleridir. Şeyh Şaban-ı Veli bizim hemşerimizdir. Hanönü ilçesinin Yukarı Çakırçay Köyündendir. Boyabat’a sınır olan köydür. Aynı zaman da Boyabat’ın da hemşerisidir.

 Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri 1481 yılında doğmuştur.

Daha çok küçükken anne ve babası ölüyor. Onu Taşköprü’de ikamet eden bir kadın himayesine alıyor ve Taşköprü Muzaffereddin Gazi Medresesinde okutuyor. Orada hafız oluyor. Daha sonra Nasurullah Cami yakınında bulunan bir medresede tahsilini tamamlıyor. Şimdiki Kastamonu Saat kulesinin yakınındaki Abdurrezak Cami haziresinde metfun bulunan Hoca Veli Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerinin medreseden hocasıdır.

Daha sonra İstanbul Fatih Sahn-ı Seman Medreselerinde şimdiki anlamıyla dini ve fenni ilimlerde yüksek lisans, doktora yaparak Dersiam yani profesör oluyor.
Kendi doğduğu memleketine hizmet etmek aşkıyla Kastamonu’ya dönmeye karar veriyor. Bolu civarından geçerken orada bir handa konaklıyor. Yatsı namazını kılmak üzere Şeyh Hayrettin Tokadi hazretlerinin Tekkesine gidiyor.

Bir Halveti Tekkesi olan bu mekânda Hz. Tokadi ile sohbet ediyor. Ve tekkede dervişlik yapmaya başlıyor. 12 yılı burada geçiyor. Artık kendini tamamen tasavvuf ilmine vermiş oluyor.12 senenin sonunda artık bir halife olmuştur, bir kâmil-i mürşit olmuştur. Memleketi Kastamonu’ya geliyor ve Cemalettin Ağa mescidine yerleşiyor.

Daha sonra bir müddet Ahmet Sünneti mescidinde kalıp halkı aydınlatmakla meşgul oluyor. Hem ilmi hem de tasavvufi bilgiler veriyor. Daha sonra Honsalar Camiinde çalışmalarına devam ediyor. Oranın bir kısmı yandıktan sonra tekrar Ahmet Sünni şimdiki Şeyh Şaban-ı Veli camiinde görevine devam ediyor.

O zamanlar Taşköprü’ye bağlı olan Yukarı Çakırçay Köyü; şimdi Hanönü İlçesinin köyüdür. Ve Hanönü ilçesi eski camilerini yıkarak yerine güzel ve daha büyük bir cami yaptırmaya başlamışlardır.

 Bu makaleyi yazdığım bugün (18 Aralık 2016) caminin kaba inşaatı tamamlanmış, minarenin bir tanesi tamamlanmak üzere ancak hava şartları nedeniyle çalışmalar durmuştur. 2 minareli olan bu camiye de Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerinin ismi verilmiştir. Bu bir vefa örneğidir. Ne mutlu bunu düşünebilenlere, ne mutlu güçleri yettiği kadar bu dört veliden biri olan hemşerimizin isminin yaşayacağı bu camiye yardım edenlere.


Tarih:19 12 2016 14:07()
Reklam
11088