Boyabat Haber
Duyulmayanları Duyun
Ana Sayfa   |  Haberler   |  reklamlar   |  Aşkın Ayrancıoğlu   |  Ahmet Küçükbaş   |  İsmet Sezer   |  Doğan Özdemir   |  Celal Çatal   |  Nezih Yıldırım   |  Ayşe Şahin   |  Nurullah Aydın   |  Semih Türkoğlu   |  Muhsin Küçük   |  İsa Kahraman   |  Tevfik Dündar   |  Mehmet Tatas   |  Hasan Muslu   |  Mustafa Gezen   |  Yunus Emre Karslıoğlu   |  İlyas Demir Bilgili   |  Serbest Kürsü   |  Düşünenlerin Düşüncesi   |  Misafir Kalemler   |  Zerrin Dağcı   |  Hasan Ün   |  Gezi Yazıları   |  Araştırma İnceleme   |  Sürekli Sergi   |  Bölge Tarihi   |  Bölge Kitaplığı



Boyabat, boyabathaber, Boyabat Haber, 0104_celalcatal.jpgKayıp Aranıyor

Vefa diye bir şey vardı dünyamızda, gören, duyan var mı?
Nerelerde, ne zaman, nasıl kaybettik, acaba gören var mı?
Bu çok kıymetli şeyi nereden bulacağım, bilen var mı?
Ben vefayı biliyorum,  vefalıyım, diyebilen var mı?

Hep vefayı karşımızdakinden bekleriz.
Bir ay oldu, bir kerecik aramadı ki!
Hasta mısın, ihtiyacın var mı diye, sormadı ki!
Dükkânımın önünden geçerken; dönüp bakmadı ki!
Kapımızı çalıp, nasılsın, diye bir sormadı ki!

Peki, o seni aramadı, sormadı ya sen ne yaptın?
Bu adam beni aramıyor, acaba başına bir şey mi geldi, diye sordun mu?
Bir telefon açıp veya mesaj atıp arayamadığının nedenini buldun mu?
Hep aranmayı bekledin bir kerecik de olsun arayan sen oldun mu?
Hep yongayı kendi tarafına yondun bir karşındakine yondun mu?

Vefa nedir bilmiyorsan şayet.
Dostlarını, dostum diye aramadıysan neye yarar senin dostluğun?
Artık fark etmez olur, insanlar arasında varlığın ile yokluğun.
Unutmuşsun, ne demek olduğunu açlık ile tokluğun.
Yarın göçüp gittiğinde öbür dünyaya, fark edilmeyecek boşluğun.

 Vefa gitmiş yerine gelmiş geçici menfaat.
Selam veriyorsa sana, ya arada çıkar vardır, ya menfaat!
Arkan demediğini bırakmamıştır, yanına gelir çok rahat.
Kimse sözünde durmuyor, yalan, iftira atabildiğin kadar at.
İşte vefa gitmiş yatağında uyuyabiliyorsan mışıl mışıl yat.

İşi bitene kadar senin yüzüne gülen, aklıyla seni kullanan
İki cümlesinden mutlaka bir yalan
Göz boyandan sahtekârdan, yalancıdan.
Hiç hoşlanmaz vefa, kendisinden başkasına acımayandan.

Çünkü vefa, dürüstlüktür, onurdur, haysiyettir, saygıdır, hoşgörüdür, gelemeyene gitmektir, aramayanı aramaktır, ben değil, biz demektir, baştanbaşa sevgidir.

Sevginin olmadığı yerde, saygının olmadığı yerde, sözünde durmamanın çok olduğu bir yerde, çöpten ekmek arayan komşusu varken; tok yatamayıp, soda içerek uyumaya çalışan insanların olduğu bir yerde, komşusunun cenazesi varken saz çalıp dans edilebilen bir yerde; vefadan bahsetmek, boşuna kürek çekmektir!

Gönül ister ki; herkes vefalı olsun. Ama nerede?

Vefa, vefakârların, kendi bilenlerin, ne oldum değil, ne olacağım diyebilenlerin işidir.

Vefa, seni unutanları unutmamak, sana selam vermeyenlere selam vermek, yediğin ekmeği, içtiğin suyu, gördüğün iyiliği unutmamaktır.

Vefa deyince aklına boza gelenler, spor kulübü gelenler, lisesi gelenler, alay edenler,  vefayı zaten aramazlar, arasalar dahi bulamazlar.

Vefa, bir hazinedir kıymetini bilene,  anlayana!

Vefalı bir aileniz, vefalı bir arkadaşınız, vefalı bir eşiniz var ise ne mutlu size, bugün yoksa bile en yakında vefa denen o hazineye siz kavuşacaksınızdır.

Vefa öylesi bir ruh güzelliğidir ki, güzel huyluların nasibi olmuştur.

Tarih:14 12 2016 13:50()
Reklam
11047